avşar olarak etiketli yazılar

Fenk yu meri maç

  • Cuma gecesini bize hediye eden Uçan Balık Selon
  • Cumartesi sabahında vapurda kahvaltıya sebep olan Leblebim
  • Saçma sapan yerlere gitsek de sesini çıkarmayan Spidey
  • Serin tavırlarıyla buzdolabı kaygımı rahatlatan, ardından da akşamına mükemmel  bir güveç yapan Ufuk
  • Gece bizi yalnız bırakmayan ortamın neşesi, Jenga’nın düşmanı Avşar Bey :)

hepinize fenk yu meri maç.

  • Bir önceki bölümde benden beş puan alan ancak analog makineni kapağını açarak yaklaşık 20 pozun yanmasına sebep olan Ufuk!
  • Buzdolabını getirip üstüne üstük anlaşmayı bozmak isteyen amele takımı!
  • Sesli çalışarak, bazen de çalışmayıp beni korkutan yeni buzdolabım!
  • Fenerbahçe takımının tümü!
  • Cumartesi günü çiçek ekmek yerine normal ekmek getiren market kalfası!
  • Yumurtalara küçük gelen çiçek ekmeği yapan Kadıköydeki fırıncılar!

baya zorladınız beni, moralimi de bozdunuz ama. Olsun yine de, büyüklük bende kalsın, sorun değil.

Şimdi dinleyeceğiniz şarkı Barış Manço’nun en sevdiğim şarkılarındandır. Karaman’dan yine Karaman’ın köyü olan köyümüze giderken 1992 model krem rengi şahin aklıma gelir. Akşam üstü şehirden dönerken geçirilen güzel günün kapanışı niteliğinde. Nedense çok hoşuma giderdi bu şarkı. Hep kuzen Süleyman’ı hatırlarım bu şarkıda :) bizim eski kasetlerin birisinde vardı. Süleyman dönüş yolunda hep uyurdu o ayrı.

Bugün günlerden pazartesi, neşe doluyor insanın içi; (oldurdum.) Bu yazının devamını okuyun »

Sorun Değil.

Şuan saat itibariyle 3 Aralık… Yorgunum. Kirli İstanbul havasında koşturmaktan ara ar öksürmekteyim. O değil de halısahada beraberlik mi olurmuş ya… Böyle organize defans olmaz… (İbocum o jeneriklik gole ben bile şaşırdım valla, kafama çarptırıp attın o golü gibime geliyor :) )

Neyse. Yoruldum ama, bir ay olmuş neredeyse oynamayalı.

Sorun değil.

:) benim ufak makine iş yapıyor cidden.

Avşar Bey’e seslenmek istiyorum buradan. Arkadaşım tamam güzel gittin Amerika’ya. Gezip gezip fotolarını orada burada yayınlıyosun tamam yine, sineye çektim.  Ama senin projene Bu yazının devamını okuyun »

roll me at five

Ofisimi özlemişim. Hevesle çalıştım :) Hafif sıcak burası ama hoşuna gidiyo insanın dışarısı soğuk olunca. Tam köşeme de kıvrıldım, yaz babam yaz… Herkes kırılıyor hastalıktan o ayrı. Domuz gribi virüsü ona gönderdiğim Duman şarkısıyla gaza gelmiş olmalı…

Avşar aradı Amerika’dan, sabah da zuzuyla konuştuk. İyilermiş. Selamları da var :)

Keyifli ve sıcak bir gün benim açımdan…

rolling_stones-gal-mick

Bir selam çakayım dedim Rolling Stones’a… Dinle; Bu yazının devamını okuyun »

ArGeci olmuşum haberim yok

Yine taşındık. Bu sefer şirket içinde taşındım. Arge kapsamına girmişiz. Böyle cam gibi, fanus gibi bi yere soktular bizi. En köşeyi kaptım, affetmem :)

Cumartesi Avşarı uğurladık diye yazmıştım hatırlarsan okur. Bundan bir önceki yazımda. Sonra ben hasta oldum, dayanamadım yokluğuna. :) Yataklara düştüm. Pazar günü gayet günüm yatakta geçti, uyuya uyuya, rüya göre göre… Baş ağrısı olmasa çok güzel olacaktı ama yapaak bişey yok. Ağrıyor işte.

Arge muhabbetinden daha önemli bişey olmadı henüz hayatımda. Öksürüyorum bir de. Domuz gribi mi oldum ben?

bin-on-yedi

Dün eve gelirken bir adet Kodak Color Film aldım, tam 35 mm :) Garip geldi ya, ne kadar zaman oldu film almayalı hatırlamıyorum bile. Fiyatı 6 ytl. Kazık yemiş olabilirim evet. Ama 200 ASA. Balık gözü makineme takıcam onu, herhalde 36 pozu bir çırpıda bitiririm.

Güneşli bir cumartesi öğlenini evde geçirmiş olmanın aptallığı, mahmurluğu ve günün genel tembelliği üzerimde. İki tane yumurta, iki tane muz, peynir falan filan içeren bi kahvaltıyı bir başıma ettim. Oradaki “bir başına” edatı zaten olayın ana karakteri olmakla beraber günün diğer saatlerinde etkisini sürdürecek nitelikte. Neyse ki ufuk uyandı, biraz oksijen almalı.

Eğer bize de kaldıysa tabi…

güncelleme : Pazar, 2:53

Eve yeni geldim. Önceki kısmı yayınlayamadım çünkü elektrik yoktu, şimdi yayınlıyorum.

Avşar Amerika’ya gidiyor. Onu geçirdik gibi bişey bu gece. Toplandık, birşeyler içtik. Öncesinde bisürü şey yedik tabi. Toplanması baya zor oldu. Saat 11:30 gibi geldi AvşarBey. Baya baya biz takıldık onlar sonunda yetişti gibi…

O değil de, Taksime giderken Üsküdar’dan geçtik. Bir alışkanlık edindim sanırım, Üsküdar’da sosisli yemek. Tam 1,5 YTL :) Hoşuma gidiyor ya…Ayrıca Taksim inanılmaz kalabalıktı. Herkes orada. Hala orada…

Selinle tanıştım bu arada! :) Nergis ve Beliz’le takılıyorlarmış, yanımıza 5 dakika uğrayıverdiler.

Neyse…
Yorgunum.

‘nite