Prensese Mektuplar
Kral Büyük Frederick Euler’den 16 yaşındaki yeğeni Anhalt-Dessau prensesine mektupla hocalık etmesini istedi ve Euler felsefe, bilim, matematik gibi değişik konular üzerine iki yıl boyunca haftada iki mektup yazıp prensese gönderdi. Prensesten hiç bir zaman bir cevap gelmedi, ama bu dahi matemetikçi sıkılmadan bilgilerini bu onaltı yaşındaki prensesin anlayabileceği bir yalınlıkta ona sunmaya devam etti. 1768′de Euler arkadaşlarının tavsiyesi üzerine bu mektupları üç cilt halinde ” Lettres à une princesse d’Allemagne” ismiyle yayınladı, bir alman prensesine mektuplar. Bu blog Euler’in Anhalt-Dessau prensesiyle yaptığı karşılıksız mektuplaşmaya öykünmeyle başlayan bir serüvende yazılan mektuplarda karşımiza çıkan güzellikler üzerine düşülen dip notlardır…
diyerek tanımlanmış bir web-günlük’ün ismidir “Prensese Mektuplar“. Genelde modernist bir yaklaşımla tanımlarında olduğu gibi hemen hemen herşeyden bahsetmekteler. Beni google-reader’dan yada buzz’dan takip ediyorsanız zaten bir kısmını okuyorsunuzdur yada okuma fırsatı buluyorsunuzdur diyeyim :)
Peki bu yazı sadece bu günlüğün tanıtımı mıdır? Olmamalı elbette.
Şikayetlerim var (şimdilik iki tanecik);
Post modern yaklaşımlardan ziyade (bu şikayetim belki mühendis yaklaşımımdan kaynaklanıyor) bu yaklaşıma erişene kadar geçen süreçlerden de bahsedilse oh ne güzel olur ne güzel.
Ne demek şimdi bu?
Şu demek. En tazesi tümdür, tümden gelim yapabilmemiz için bilgi barındırmamaktadır (bazı) yazılar (çünkü bazıları için bu durum söz konusu bile değildir, gerek yoktur, oluru yoktur hatta). Yani biraz tarih görmek istiyor canım burada benim.
Ama sorun değil tabi, zamanla o da olacaktır eminim (o da zamanla olsun).
İkincisi, her kararın bir olumsuz yanı vardır. Yazarın bu yazılardaki misyonu okuru ikna etmek değil, bilgilendirmek olmalı. Bunu sağlamak için sanırım yazılarda desteklenen düşünceye yada duruma başka açılardan da bakılabilmeli, yöndeş ve karşıt görüşlerin temellerine inilebilmeli, durumun en iyi çözümlenmiş haline (yazarca tabi) biraz da eleştirel notlar eklenmeli diye düşünüyorum. Özellikle güncel konularda, siyasi içeriklerde yada gündeme ilişkin yorumlarda…
Bu konuda ciddiyim, olurum yok. Fikir beyan etmek serbest tabiki emmeee sen önce bir de madalyonun diğer yüzünü de göster de karşıt düşüncenin de temeli olsun yazıya ilişkin.
Şimdilik bu kadar. Tabi çok daha eleştirel noktalar vardır elbet. Nitekim üstlendikleri misyon gayet ciddi. Ha tabi bir de şu durum var, diyebilirler ki “Biz kendimizce yazıyoruz, isteyen okur, isteyen okumaz, isteyen katılır, isteyen katılmaz, isteyen yorum yapar, isteyen yapmaz…”.
Cık. O öyle olmaz işte.
Daha çok okumak gerek tabi o sebeptendir eleştirilerimi burada noktalıyorum, zaten tam da eleştirel bir yazı olmadı bu. Hem ilgiyle takip edip, hem de eski yazılarını okuyup bitirmeye çalışıyorum. Bir de siz bakın derim.
Sevgiler…

February 23, 2010 - 6:41 am
Selamlar, elestiriler icin cok tesekkurler. Bizim yazarlara ilettim yazini, bakalim daha tarihsel perspektifli (ya da en azindan konun arka planini veren) ve madalyonun obur tarafini da gosteren yazilar yazmaya calisacagiz. Aslinda bizim hayalimiz yazilarda eksik kalan yerleri, karsi gorusleri vs. de yazinin akabinde yorumlar uzerinden tartisarak gelistirmek, ama onu henuz gerceklestiremedik :)
February 23, 2010 - 10:40 am
Bu küçük okurun bu kadar çabuk cevap alacağını hiç düşünmemiştim. Geri dönüş için teşekkür ederim.