Küreselleşme iki yönde gerçekleşebilir diyordu tarih hocalarımdan birisi… Biri “ekonomik” diğeri ise “sosyal” olarak… Ekonomik değdiğime bakmayın,belki başta kulağa hoş geliyor ama yazımın devamında kendi görüşlerimi belirteceğim, pek hoş olmayan… Sosyal alanda küreselleşme ise herkesin hayali (faşist anlayış ve neo-faşist diye tabir edilen düşünsel olgulara sahip insanlar hariç tabiki).

Ekonomi Alanında küreselleşme! Hey gidi hey! Gümrük birlikleri, ortak pazarlar, karşılıklı ticari anlaşmalar, hatta daha ilerisi ortak para birimi diye gider de gider…. Herşey ne de güzel tasarlanmıştı , ne de güzel başlamıştı üstelik… Oysa kimse düşünmemişti para zaten kirliydi.. Bu yönde yapılan anlaşmalar ileri seviyede ithalat ihracat rakamlarına ulaştırdı çoğu ülkeyi. Ortak pazarlardaki para döngüsü o zamana kadar görülmemiş bir sevideydi. Hatta bazen o kadar güzel sonuçlar doğurdu ki bu ; Çin’e tekstil alanında uygulanan ambargo sadece 1 yada 2 ay dayanabildi yanlış hatırlamıyorsam 2005 Kasım. Fakat gözden kaçan birşey vardı. Düzen totaliter bir biçim almaya başlıyordu, ki küreselleşen de bu grubun kendisiydi sadece.Totaliter diyorum çünkü geriye kalanlar pek bitaptılar..Pek bir imf’Ciydiler… Silah ticareti, petrol endeksleri (hatırlarsanız dolar mı yüro mu diye bir sürü söylem ortaya çıktı o vakitler..) , siyasallaşan ticari kaygılar …. Peki ne oldu sonunda?

- “Gelişmekte” olan ülkeler gelişmeye devam ediyorlar abilerinin elinden tutarak
- Paranın dediği oldu, terkedilen ulus-ekonomi anlayışı arandı mı ki? bilmem..
- Silah tüccarları stok tüketti!
- Irak işgal edildi. Ekonomisi…. (of bunu yazmaya gerek yok,yazılıcak bir yanı yok)
- Afrika yine aç kaldı ve sadece susuzluktan ölmeye devam eden çocuklar artık 30 saniyede bir ölüyordu
- Avrupa zenginledi biraz daha ?
- Amerika zenginledi ?
- Sermaye babaları zenginledi ? (kesinlikle!)

herneyse…. o kadar belirsiz bir durum ki … küresel ya ucu bucağı yok , konuya hakim olmak güç.

Sosyal olarak küreselleşmek?! En sevdiğim! : )

Sosyalist anlayışın benimsediği küreselleşmedir bu, demokratikliğin gerçekten uygulandığı bir dünyada gerçekçe gözlerini açabilecektir eminim. İnsanlığın ırk,din,dil gibi uyum faktörlerini ayrım faktörü olarak kullanmadığı bir olgudur sosyal alanda küreselleşme. Bunu yapabiliyoruz zannetti insanlık ; fakat işin aslını anlamak pek zaman almadı, insanın beyni ,idealojileri para üzerine kuruluydu ve her birlik,her topluluk sayılarla uğraşmaya başladı her nedense!

İnsanlara gümrüklerde “hop nereye kardeşim” denilmediği; vizelerin , oturma izinlerinin olmadığı ; birliklerin,topluluklarun dışlayıcı değil kapsayıcı bütünleyici olduğu bir dünya olsa? Demokrasi olsa! (bunu ayrıca bir başlıkta konuşmak dileğiyle)

İnsan korkuyor küreselleşmeden işte bu nedenlerden,bu nedenlerden de bir o kadar hevesli.Küresel miyiz değil miyiz bilinmez… Ama her nasılsa yuvarlanıp gidiyoruz.

Çağdaş

PS–Talihsiz bir post ama sonunda son buldu….hoşbulduk