İstanbul Adım Adım
23 Dec
Her pazar Bostancı iskelesine gidip oradan Caddebostan Migros önüne kadar yürüyoruz. Pazar günü kaykaycılar, bisiklet kullananlar, maket arabacılar sanki panayır gibi sağlı sollu zaman yaratıyorlar kendilerine ve bize. Zaman öldürmemek isteyenlerin yeri sanırım o parkur.
Parkur demişken; tabi biz sürekli aynı parkurdan sıkılmak üzereyiz. Birazcık web arama yaptıktan sonra en çok ismi geçen parkurlar şöyleymiş;
- Yeniköy – Tarabya
- Tarabya – İstinye
- İstinye – Emirgan
- Sultanahmet – Ahırkapı
- Fenerbahçe – Bostancı
- Kuzguncuk – Üsküdar
- Belgrad Ormanı
- Kadıköy – Moda
- Bebek – Rumeli Hisarı
- Çengelköy – Kandilli
- Büyük Ada
diye uzayıp giden bir liste çıkıyor. Bu hafta muhtemelen bu parkurların birinde ağırlayacak İstanbul bizi. Belki böyle de bir seri başlar? Adı da İstanbul adım adım olsun. Her gün bir şarkı serisinin üyesi olan bu post görevini yerine getirsin artık. Eskilerden geliyor…
Junit – Unrooted Test
21 Dec
If you have experienced “unrooted tests” title in your IDE while you are trying to run JUnit test method and as a result if it just runs all the cases you probably couldn’t handle Junit annotations with your test class.
After some googling i found the solution. Here a simple test class annotation applied and some details for preventing this situation.
import org.junit.Before;
import org.junit.Test;
import static org.junit.Assert.*;
public class MyUnitTest{ // 1. Do not extend TestCase
@Before
public void setUp() {
// 2. No super call
}
@After
public void tearDown() throws Exception {
}
@Test
public void caseOneTest() { // 3. No need "test" prefix
// 4. Assert static imported
assertTrue(true);
}
}
unplugged günleri
8 Dec
İstanbul puslu rüzgarsız bir takım hava durumları sunmaktayken bize melankolinin yılbaşı kutlamalarına kadar baskın olacağı kesin. İnsan her ‘aralık’ta kendini dinlemeye bir köşe arıyor.
Çok da felsefeye gerek yok, girince çıkılamayacak dönemlerdeyiz.
Bu post bu aralar kendini çok dinleyenler için gelsin. Biraz da bunu dinleyin;
Chris Cornell’dan geliyor…
Acıbadem | Fıstıklı Baklava
29 Nov
[Hah böyle başlıkla aklınız alırım, öğle yemeğinde fıstıklı baklava ararduru(r)sunuz]
Biz zamanlar Gaziantep’de bulunmuştum. Bir zamanlar dediğim de birgün. Zaten anlata anlata bitirememiştim, yiye yiye bitirdiklerimi. Dün de Acıbadem-Home-Team bir davette bulundu, duyduk ki Antep’e gidilmiş, baklavalar alınmış iki farklı yerden. Ama bir türlü karar verememişler hangisi daha lezzetli diye. Sonra tabi bir bilene danışmak durumunda olduklarını anladılar. Neyse… Bu yazının devamını okuyun »
listen istanbul people.
21 Nov
Bu gün pazartesi. Pazartesileri dışarıya çıkılır. Yalnız kalan istanbul köşelerine nüfus(z) edilir.
hbs#3
20 Nov
Bostancı sahili her havada güzel…
İnsanlar soğuğa rağmen çocuklarını, köpeklerini, bisikletlerini, uzaktan kumandalı arabalarını,toplarını, kendilerini alıp çıkmışlar.
İstanbul sanki kışın daha mı güzel ?
hbs#2
18 Nov
hbs#1
17 Nov
Her gün bir şarkı serisinin ilk postudur bu okuduğun. Sanırım her günün bir şarkısı olmalı? Tarz gözetmeden buraya aklıma geldiği andaki şarkıyı koymayı düşünüyorum. Kaynaklar muhtemelen grooveshark, youtube ve fixy olacak.
Bu kısa bilgilendirmenin ardından ilk şarkımızı koyalım;
Sevgiler.
Link : [Jason Mraz - One Find]
Yarım kalan
16 Nov
Konu : Yarım Kalan
Uzun süredir yazmıyorsun diyenler var çokça. Uzun süredir fotoğraf çekmiyorum. Çektiğim seriler yarım kaldı. Yarım kalan yazıları da bir görseniz. Sanırım bahar sonbahar olunca yarım kalmak, yarım bırakmak işin adeti oluyor.
Geçmişe baktığında yarım kalan o kadar çok şey var ki. Gerçi şöyle de bir yaklaşım var, yarım kalmışsa yarım olduğunu nereden bilebilirsin ki, çıkarım neyin üzerinde oturmakta? Planlardan? Beklentilerden?
Yarım dolu (boş) bardağın tam dolu olması gerektiği bir beklenti. Yarım kalan yazının tamamlanması bir plan.
Bu esintiden çıkardığımız; bulamadığınız hatalar kabullenmelerin içinde. [meali : check assumptions]
evvel zaman içinde kalbur saman içinde
18 Jul
Uzun süren bir aradan sonra geri dönüşümü yapıyorum yavaş yavaş. Verilen 5 ay 5 günlük bedelden sonra 2 aya yakın bir sürecte kendimi ancak toparlayabildim desem yeridir. Bu süreç içerisinde madde-sever bir blogcu olarak net bir gelişme kısmı sunacağım. Tahmin ettiğiniz gibi, kötü bir yazar olarak da kısır bir sonuç bölümü karşınıza çıkacak diye tahmin ediyorum.
(Jeremy Zilar’a selam olsun)
– Tabi maddelerimi konu bazlı değil de kronolojik bir düzende yazmak daha mantıklı. –
Gün : Mayıs 18, İlk özgür güne uyanış. Bu yazının devamını okuyun »


